Salatü-l Hayr (Hayır Namazı)

Ali ibni Ebi Tâlib (r.a)dan rivayet edilen salatül hayr: “Ey Ali! Her kim şa’banın yarı (on beşinci) gecesinde yüz rekat kılar, her rekatta bir Fatiha ve on İhlas okursa, ey Ali hangi bir kul bu namazları kılarsa Allah-u Te’ala onun için o gece istediği her haceti (isteği) yerine getirir.”

Bunun üzerine: “Ya Resulallah! Eğer Allah-u Te’ala onu şaki (imansız ölecek bir bedbaht olarak) yazdıysa, sa’id (imanlı ölecek bahtiyar) kuluna çevirir mi?” diye sorulunca:

“Ey Ali! Beni hakla gönderen Allah-u Teala’ya yemin ederim ki Levh-i Mahfuz’da: ‘Felan oğlu felan şaki olarak yaratıldı ama Allah-u Teala by hükmü sildi ve onu safide döndürdü’ diye yazılmıştır” buyurdu.
(Demek ki ezeli ilimde onun tevbe edeceği bilindiğinden, muallak (askıdaki) kazâda yazılan şekavet silinip, mübren(değişmeyecek kesin) karardaki saadet hükmü yerini bulur.)

Allah-u Te’ala bu (namazı kılan) kuluna yetmiş bin melek gönderir ki bir dahaki sene başına kadar onun sevaplarını yazarlar, günahlarını silerler ve derecelerini yükseltirler. Allah-u Te’ala 2Adn cennetlerine yedi yüz yetmiş bin melek gönderir. O melekler onun için şehirler ve köşkler bina ederler, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kuşağın duymadığı, ağaçlar dikerler.

Bu cennetlerin bir benzeri, kullardan hiç birinin kalbinden bile geçemez ki her bir cennette size tarifte bulunduğum şehirler, köşkler ve ağaçlar doludur.

Eğer bu kişi bir daha ki seneye kadar ölürse şehit olarak ölür.

Allah-u Te’ala ona o gece okuduğu İhlas Suresi’nin her bir harfine mukabil yetmiş bin huri verir ki her bir hurinin bir erkek, bir de dişi hizmetçisi bulunur.

Ayrıca ona yetmiş bin ğılman, yetmiş bin vildan (genç köleler, hizmetçiler), yetmiş bin kethudâ (ciddi iş takipçisi) ve yetmiş bin vâcib (kapıcı) verir.

O gece İhlas okuyan herkese, yetmiş şehit sevabı yazılır. Daha önce kıldığı ve daha sonra kılacağı tüm namazlar kabul edilir. 

Anne babası cehennemde bile olsalar onlara dua ederse onlar da (sağlıklarında) Allah-U Te’ala’ya hiçbir şeyi şirk koşmamışlarsa, Allh-u Te’ala onları cehennemden çıkarır da böylece onlar cennete girerler.

Beni hak peygamber gönderen Allah-u Te’ala’ya yemin ederim ki bu kişi cennetteki makamına Allah-u Te’ala’nın yarattığı şekliyle görmedikçe yahut ona gösterilmedikçe dünyadan çıkmaz.

Beni hak peygamber gönderene kasem olsun ki Allah-u Te’ala gece ve gündüzün yirmi dört saatinin her saatinde ona yetmiş bin melek gönder ki ona selam verirler, onunla musafaha ederler ve Sur’a üfürülünceye kadar ona dua ederler.

Kıyamet günü en kıymetli Ebrar meleklerle haşrolur.

Allah-u Te’ala yazıcı meleklere:
‘üzerinden sene geçinceye kadar bu kuluma hiçbir günah yazmayın ve onun için sevaplar yazın’ diye emir buyurur.

Her kim namazı ve ahiret yurdunu niyet ederek bu namazı kılarsa, Allah-u Te’ala ona o gece kendi katından büyük bir nasip verir.

Allah-u Te’ala ona rüyasında otuzu kendisini cennetle müjdeleyen, otuzu ona cehennem azabından eman veren, otuzu onu hata yapmasın diye koruyan, onu da (ondan dünyanın belalarını uzaklaştıran ve) kendisine düşmanlık edenlere tuzak kuran (ve ondan şeytanın hilelerini uzaklaştıran) yüz melek göndermedikçe dünyadan çıkmaz”

İmam-ı Gazali ve Abdulkadir el-Geylani (Rahimehumellah)ın beyanlarına göre bu namaz rivayet edilen faziletli namazlardandır.

Selefi salihin bu namazı kılar ve buna: “Salatü-l hayr (hayır namazı) ismini verirlerdi ve çoğu kere bu namazı cemaatle kılarlardı.

 

Kaynak: Şa’ban-ı Şerif Risalesi




"Bu sayfa 38 kere görüntülendi."

Bir Cevap Yazın