Şa’ban-ı Şerifte Zekat ve Sadaka

Zekatın her ayda dağıtılması caizse de, tabi ki şaban ayının bu hususta bir ayrıcalığı vardır. Çünkü fakirlerin ramazandan önce bakıma ihtiyaçları vardır.

Nitekim sahabenin tatbikatını bize anlatan Enes ibni Malik (radıyallahu anh) şöyle demiştir.

“Rasulüllah (s.a.v)in ashabı şaban hilalini görünce, fakirler ve yoksullar ramazan orucuna kuvvet bulsunlar diye zekatlarını vermeye başlarlardı.

Valiler hapisteki mahkumları denetler, had cezası gerekenlere uygular, değilse serbest bırakırlardı.

Ticaret erbabı alacak vereceklerini hesap edip borçlarını öderler, alacaklarını tahsil işini de bitirirlerdi. Ramazan hilali belirince de gusül edip, mescitlerde itikafa çekilirlerdi.

Tabi ki sadece zekatla yetinmeyip, sadakalar da bu ayda artırılmalıdır. Nitekim Rasulüllah (s.a.v)in bu ayda bir münadiye; “Şa’ban benim ayımdır.” Benim ayımda bana yardım edene Allah rahmet etsin (acısın, lütfuyla muamele etsin)” şeklinde ilan etmesini emrettiği göz ardı edilmemelidir.

Çünkü ulema bu yardımın namaz, oruç ve sadakanın artırılması suretiyle gerçekleşeceğini açıklamıştır. 

Artık bu mübarek ayda hayırlarımızı artırarak Peygamberimiz (s.a.v)in duasına mahzar olabilme fırsatına sahip olan bizlerin vay saadetine.

Sahabeden olamadıysak da kıyamete kadar geçerli dualara mazhar olabilme imkanına sahip olduğumuzdan ne mutlu bize

 

 

Kaynak: Şa’ban-ı Şerif Risalesi




"Bu sayfa 9 kere görüntülendi."

Bir Cevap Yazın