Maşukumun güldür teni ben gül ü zarı n’eylerem

 Maşukumun güldür teni ben gül ü zarı n’eylerem
Aşkın çölü makber bana başka mezarı n’eylerem
El çekmişem fanilere menzil olan viraneden
Lâhut eli menzil bana hâki diyarı n’eylerem
Mecnun gibi dağdan dağa gezmek ne layık aşıka
Gönlümde buldum yârimi kest ü güzarı n’eylerem
Bülbül niçin verdin gönül rengi solan bir goncaya
Solmaz benim nazlı gülüm fani baharı n’eylerem
Gündüzleri hasret çeker aşık şebi bayram sayar
Her saatim vuslat demi leyli neharı n’eylerem
Ağyar ile yok ülfetim bigânedir dünya bana
Canan ile vahdet gerek kesrette yari n’eylerem
Dil mutmain canan ile havf-ı reca bilmem nedir
Cananımın cananıyım dilde gubarı n’eylerem
Zahid bütün olsun senin Kevser behişt huri melek
Cananımın cananıyım başka şikârı n’eylerem
Tek hücreli evdir gönül sığmaz ona bin bir emel
Tek dilbere verdim gönül başka nigârı n’eylerem
Aşkınla inşa eyledim dostun köyüne hanemi
Esmâ-i hüsnâ çevresi taştan cidarı n’eylerem
Yandım tecelli nuruna Musa gibi hayretteyim
Tur u dilim sat paredir artık şirarı n’eylerem
Göçtüm diyar-ı dilbere dönmem dahi ben Şeyran’a
Uçtum ezel sahrasına yerde kararı n’eylerem

Hacı Mustafa Rumî Efendi

 

Kaynak : Murat Dursun Tosun Sitesi




"Bu sayfa 584 kere görüntülendi."

Bir Cevap Yazın