Gerçek Müslüman

Kopuyorsan bil ki, mânâ özünden;
Bir kusurun vardır, gönül gözünden.
Yoksa üç beş câhil insan yüzünden,
Kur’ân’a küser mi, gerçek müslüman ?

Göklere serpilmiş, bunca âyeti;
Sonsuz kere sonsuz.. Yok nihâyeti,
Makrodan mikroya, bu hidâyeti;
Hiç görmez olur mu, gerçek müslüman ?

Elli bin yıl, âhir günün bir teki,
Beşikten tabuta giden yol ne ki?
Vâdesi en fazla, üç günlük çeki,
Nefse kırdırır mı, gerçek müslüman ?

Tâ ki; görmedikçe, can verişini,
Bırakmaz o şeytan, kulun peşini,
İbâdet denince, dünya işini,
Bahâne eder mi, gerçek müslüman ?

En renkli şehevî yemler oltada,
Duvarlar yıkılmış, her şey ortada.
Nesiller erirken, çağdaş (!) potada;
Zulmü alkışlar mı, gerçek müslüman ?

Çarşıda, pazarda, diskoda, barda,
Üryan gezenlere, hayran bakar da,
Örtüyü hor gören, dar kafalarda,
Ünsiyet arar mı, gerçek müslüman ?

Âlim geçinip de, ilme çatana,
Suyu bile, sulandırıp satana,
Kur’ân’a, kadehle kafa tutana;
Kalbini açar mı, gerçek müslüman ?

Ne mutlu, rehberi Kur’ân olana,
Kulluk rütbesini, Hakk’tan alana.
Bir koltuk uğruna, yalan dolana,
Tenezzül eder mi, gerçek müslüman ?

Mevlâ, bir kuluna yetki verince;
Hesâbını sorar, inceden ince.
Polisten, hâkimden, savcıdan önce,
Allah’tan korkmaz mı, gerçek müslüman?

Cengiz Numanoğlu (1996)

www.cengiz-numanoglu.com




"Bu sayfa 73 kere görüntülendi."

Bir Cevap Yazın